Depremin Derinlerdeki İzleri

Depremin Derinlerdeki İzleri

Tahsin CEYLAN
Tahsin CEYLAN Sadece bizim için değil, Türkiye için bir sualtı kahramanıdır.
Dalış Rehberi

Yazı ve fotoğraflar: Tahsin Ceylan
Naviga arşivinden. Metin, ilk yayımlandığı dönemin anlatımını ve gözlemlerini yansıtır.

Depremin Derinlerdeki İzleri - Tahsin Ceylan’ın sualtı fotoğrafı
Fotoğraf: Tahsin Ceylan

Depremin sualtındaki izlerini kaydedebilmek için Hatay’daydık. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığının desteği ile Samandağ Suriye sınırından başlayıp Konacık, Arsuz, Madenli ve İskenderun kıyılarında dalışlar yaptık. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, Keldağ Dalış Merkezi Eğitmeni ve Yöneticisi Mahmut İğde ve Sahil Güvenlik Degak ekipleri de bize eşlik ettiler. Suriye sınırından başlayan dalışlarımızda ilk durağımız ülkemizin dalınabilir en büyük sualtı mağarası olan Bilgetaş Mağarası (Büyük Mağara) oldu. Dalışsever arkadaşlarımızın gözdesi olan mağaranın sağlam kalıp kalmadığı herkes için merak konusuydu.

Ancak bölgede yaşanan artçı depremler beraberinde endişeleri de artırdı. 22 metreden içine girilen mağara, aslında dikit ve sarkıtların olduğu bir dönemin kara mağarasıdır. Yaşanan tektonik kırılmaların sonucunda yükselen deniz suları nedeniyle sualtında kalmış. Bilim insanları son buzul çağından sonrasının bu oluşumu yarattığını tahmin ediyorlar.

Suyun altındaki fay

Depremin Derinlerdeki İzleri - Tahsin Ceylan’ın sualtı fotoğrafı
Fotoğraf: Tahsin Ceylan

Sonunda ‘cesaret’ deyip girmeye karar verdik mağaraya ve herhangi bir tahribatın olmadığını kayıt altına aldık. Kıyı şeridinde birçok alanda kopan kaya parçaları saptadık. Kıyı habitatında en büyük tahribatı ise Arsuz’da kayıt altında aldık. Karşılaştığımız bir balıkçı, fay hattının büyük patlama yaptığı alanı gösterdi bize. Tamamen yıkılan Arsuz Oteli’nin kıyısındaki dere yatağında fay hattının olduğu alana daldık. Bulanık olan suda olabildiğince görüntü almaya çalıştık. Bölgeyi taramak için günlük beş dalış yapmamız gerekti. Devamında Madenli Bölgesi’ndeki kıyı şeridini Sahil Güvenlik dronu ile görüntüledik.

Son durak olarak da İskenderun Balıkçı Barınağı’nda mendireğin parçalandığı ve büyük ölçüde çöktüğü alanı kayıt altına aldık. Sualtından mendireğin üzerinden geçerek deniz fenerine ulaştık. İskenderun liman bölgesi ve kıyı şeridinin yaklaşık 1-1,5 metre çöktüğünü gözlemledik. Bu bölgenin tamamen deniz dolgu alanı olduğunu öğrendik liman başkanımızdan. Samandağ Bölgesi’nde bölge balıkçılarından 120 metre ile 180 metre arasında kıyıya doğru kum tepelerinin oluştuğunu, dip ağlarının takıldığını ve bu durumu dip sonarlarından okuduklarını dinledik.

Deprem sonrası İskenderun kıyısı - Tahsin Ceylan
Fotoğraf: Tahsin Ceylan

Bölgenin dalış okullarından Keldağ Dalış Merkezi Yöneticisi ve Eğitmeni Mahmut İğde’nin, küllerinden yeniden doğacaklarını, Hatay’ın turizmde eski günlerine dönmesine ve Hatay’ın sualtı dünyasını tanıtmaya katkı sunmaya devam edeceklerini, her şeye rağmen toparlanıp en kısa zamanda sualtı güzelliklerini dalışseverlere tanıtmaya devam edeceklerini belirtmesi hepimiz için moral oldu. Zira Hatay’ın kıyı şeridi egzotik türlerin ülkemize ilk giriş noktaları ve harika bir biyoçeşitliliğe ev sahipliği yapıyor.